«

»

Ara 14

AKRABA ZİYARETİNİN VE AKRABA İLETİŞİMİNİN ÖNEMİ

İYİ BİR AKRABA, İYİ BİR DOST, İYİ BİR EŞ, İYİ BİR AİLE BÜYÜĞÜ, İYİ BİR İNSAN OLMALIYIZ

Son yıllarda insanlar iyice kıskanç, haset oluverdiler!..Hep kendilerini, kendi çıkarlarını düşünmekte ve hayatlarını bu düzen üzere kurmaktalar. Hal böyle olunca akraba hakları, insanların birbirlerine olan hakları da çiğnenip geçilmekte!..

AKRABA ZİYARETİNİN VE AKRABA İLETİŞİMİNİN ÖNEMİ

Akraba ziyareti, akraba hakları aslında tüm müslümanlar için büyük ehemmiyet gerektiren bir hukuk olmalıdır. Kul hakkı ne kadar önemli ise, akraba hakları kul hakkından ,insanın insanlar üzerindeki hakkından, komşu hakkından daha çok önemlidir. Son yıllarda artık bu akraba bağları tamamıyla kopmak üzere diye düşünüyorum. Tüm herkes için tabii ki geçerli değildir bu düşüncem. Doğu da, İç Anadolu da , Anadolu da bu bağlara halen önem ve değer verilir. Akrabalar inanan ve akraba hakkını bilenler için de oldukça mühimdir.

Akraba ziyareti de bu haklardan biridir. Akrabalar aralarındaki ziyaret ilişkilerini kestikleri vakit araya şüphesiz soğukluk girer ve bu soğukluk neticesinde akrabalar birbirlerini arayıp, sormaz olurlar. Oysa ki akraba bağlarını koparan, akraba ziyaretini kesen insanların rızkını da Allah kesermiş. Düşünenler için akraba bağlarını korumak ve bağları koparmamak çok zaruri ve bir ibadettir.

Ancak son yıllarda, zamanlarda akrabanın akrabaya hasetten , kıskançlıktan başka duygularının kalmadığını görüyorum. Kim daha zenginse ya diğer akrabasını kıskanıyor, ya iyi olan haset ediliyor, ya malı çok olan çekilemiyor, ya araya maddiyat, miras bağları girip bu önemli bağları koparı veriyor.

Kısaca herkes herkesi bir el gibi kıskanıyor. Sadece bu akrabalar için de geçerli değil, hasettlik ve kıskançlık, kibir hepimizin benliğini sarı vermiş durumda. Kimse kimsenin bir üst mertebeye çıkmasını çekemiyor. Bu akrabası olsa da bu duygudan kurtulamıyor.

Akraba ziyaretine dinimiz de Sıla-i Rahim denir. Allah akraba bağlarını koparmayandan, akraba ilişkilerini sıcak tutandan, akrabasını ziyaret edenden, düşkün akrabasına yardım edenden, düğünde, ölümde, acıda , kederde akrabasını yalnız bırakmayandan rahmetini esirgemez. Allah akrabalık ilişkilerine sahip çıkandan razı olur.

İslam dini akraba bağlarına çok önem vermiiş, bu konu ile bir çok Ayet ve Hadis-i Şeriflerle de bunu bizlere bildirmiştir. Akraba hakları bir çoktur. Manevi ve Hukiki haklar olarakta ikiye ayırabiliriz.

ÖNCELİKLE MANEVİ AKRABALIK HAKLARI

Ahlak ve Dini görevlerimiz açısından bu haklara riayet etmeliyiz.

Sıla-i Rahim; Akrabaları ziyaret edip bağları koparmamaktır.

Akrabalarla yardımlaşma içerisinde olmalıyız. Zorda, darda olan akrabalarımıza ikramlarda bulunmalı, maddiyatımız el verdikçe yardımımızı esirgememeliyiz. Bize ne ki? dememeliyiz.

Sadece maddi değil, manevi olarakta devamlı arkalarında olduğumuzu göstermeliyiz.

HUKUKİ AKRABALIK HAKLARIMIZ

Evlenme yasağı olanlar; Yani kan, süt bağı olanlarla evlenmemek.

Mirasçı olmak bu hakta Kuran-ı Kerimde, sünnette bildirilmiştir.

Bakmakla Mükellef Olunan Akrabalar; Bir erkeğin çocuklarına, karısına, annesine, torunlarına, kız kardeşlerine, üvey kız çocuklarına bakmakla mükelef oldukları kişilere bakmaları gereklidir. Bunun dışında bakmak zorunluğu olmasa da; Teyze, hala, amca, dayı, kızkardeş zor durumda ise, yardım etmek gerekmektedir. Yine Kuran-ı Kerim bu hakları ve bakmakta zaruri olduğumuz kişileri belirtmiştir.

Akrabalık hakları yine evinize geldiklerinde güzel, güleryüz ve şefkatle ağırlamak, ikramlarda bulunmak, güzel muhabbetler, iltifatlarda bulunmamız gerekir. Özellikle anneanne, babaanne, dedeler, teyze, hala, dayı, amca bunlarla iletişimimiz çok kuvvetli olmalı, daima onlara ilgi ve sevgi ,saygı ile muamele etmeliyiz. Çünkü onlar Allah katında anne ve baba gibi haklara sahiplerdir.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyuruyorlar ki; ” Her kim akrabalık bağlarını keserse Allah ondan rahmetini keser,.Her kim de akraba bağlarını korursa Allah ona merhamet eder.”

Yine bir Hadis-i Şerifte şöyle buyuruluyor: “Kim rızkının, malının bol , ömrünün uzun olmasını istiyorsa akrabasını ziyaret etsin.”

Ne kadar güzel bir ibadet hem akraba ziyaret edip, Sıla-i Rahim ediyorsunuz, hem de rızkınız genişliyor, siz bilmeden ömrünüz uzuyor.

Küslük kesinlikle yasak kılınmıştır. Müslüman müslüman’a küsemez ki, değil akrabalara küsme gibi bir lüksümüz olsun. Akraba iletişimi Allah katımız da farz gibidir. Küsmekte kesinlikle yasaktır. Arada ne olursa olsun , arayı uzatmadan birbirlerini ziyaret etmeliler. Sadece ziyaret etmek değil, uzakta iseniz telefonla, mesajla, küçük bir hediye ile bu bağlarımızı diri tutabiliriz.

Yine bir özel aile durumumuzdan bahsetmek istiyorum: Çok yakın bir büyüğüm akrabalarına o kadar önem ve değer veriyor ki, yakın olan akrabalarına maddi durumu iyi olduğu için ev aldı. Erkek kardeşlerine ve kızkardeşlerine daire yaptırıp hepsini bir apartmanda topladı. Uzakta olanlara da bulunduğu muhitten ev aldı. Sadec ev almakla kalmadı; hepsinin dairesini dayadı, döşedi. Beyaz eşyalarından, koltuk takımlarına varana kadar hepsi de bunların içersinde. İnanın bu ev aldıkları kardeşlerininde durumları kötü değildi. Hepsinin iyi ,kötü evleri olduğu halde hepsine bu ikaramda bulundu. Kendi hariç de 6 kardeşler üstelik. Düşünenler için, bu söylediğimde çok ibretler vardır. Yine de yapılan her amelin, niyetini Allah bilir biz bilemeyiz. İnsanların eşine , dostuna bir bardak çay ikram etmediği şu devirde, bu ikramlar bana göre her kişinin yapacağı şey değildir. Ancak er kişi, gönlü zengin kişi ve kişiler bu kadarını yapabilirler.

Bu olaydan biraz esinlenelim ve hiç olmazsa akrabalarımızı ara ,sıra da olsa ziyaret edip, ya da arayalım. Evimize buyur edelim. Geldiklerinde çok büyük bir sevgi ve sıcaklıkla ağırlayalım. İnanın siz de isterseniz tecrübe edin ki, bir insanın ne olduğu evine gittiğiniz de belli olur. Ben böyle düşünmekteyim.

Kalbi ve gönlü zengin olanın evi, köşesi, ev sahipliği, lutfü, ikramı, saygısı, sevgisi ile herşeyi ile zengindir. Yüreği dar olanında önce evi, sonra eli dar olur.

Akrabalarla iletişimimizi daima sımsıcak tutanlardan olalım ve bizi aramayanı arayalım, sormayanı soralım, gelmeyene gidelim, küs olanla barışalım. Dar durumda olana yardım edelim. İlla ki milyarlar dökmek değil, ekmeğimizi bile paylaşmamız bazen yeterlidir.

Şunu da hatırlatmak da fayda var ki; Eğer akrabalarınız arasında kötü, şerli kişiler varsa, uzak durabilirsiniz. Ama bağları, iletişimi kesmeden. Mesela, sizi günaha mı sokuyor ? O zaman yüz yüze değil de telefonda hatır sorabilirsiniz. İlla ki yan yana gelmeniz şart değildir. O gelirse dört dörtlük ağırlayın ama size zarar verecek birileri ise, aranızdaki bağı kopartmadan, günaha sebebiyet vermeden mesafeli durabilir, fazla yüz yüze gelmeyebilirsiniz.

Hadi o zaman işe akrabalarımızı arayarak, hatırlarını sorarak başlayalım. Ardından biraz küçükte olsa bir şeyler alıp, ziyaretlerine gidelim. Bunu yaparken; ””Allah’ım senin rızan için, akraba ziyaretinin indinde çok makbul olduğu için yola çıktım. “ diyerekte niyet ediniz. Unutmayın niyetiniz ne ise, haliniz ve ameliniz o olur.

Bir Cevap Yazın